Ben bir genel cerrahi uzmanıyım. Ben ve bazı
arkadaşlarım sağlıkla ilgili hatalı işlemler hakkında halkın bilgi ve
görüşlerini öğrenmek açısından, sizin yaptığınıza benzer bir siteyi yapmayı
düşünmüştük. Fakat hekim olmayan bir grubun yapması daha da uygun. Şikâyet
ettiğiniz konularda sizden de önce yıllardır bir mücadele vermeye çalışıyorum.
Özellikle gereksiz cerrahi ve girişimler, üzerinde yoğunlaştığım konular
arasındadır. Sağlık sistemi ile ilgili yolsuzluk ve usulsüzlüklere karşı
çıktığım için bazı zararlara da uğramış bir kişiyim.
Tıbbi girişim ve tedavilerin ancak tıbbi olarak düzeltilebilecek ve tedavi
edilebilecek bir durumda yapılması gerekir. Tıbbi uygulamalar hekimlerce
yapıldığı için hekimler tarafından yapılan bütün tedavi ve girişimlerde meydana
gelen sorunlara tıp dilinde iatrojenik (hekime veya tıbbi müdahaleye ve tedaviye
bağlı gelişen) yandaş sağlık sorunları demekteyiz. Bu gün iatrojenik (
hekimlerin neden olduğu) tıbbi girişim ve tedavileri ikiye ayırabiliriz.
1. Ortada hiçbir hastalık ve tıbbi sorunun bulunmadığı durumlarda meydana gelen
tıbbi sorun ve hatalar. Bu tür girişimlerin ve tedavilerin hepsini sorgulanması
gereken tıbbi hatalar olarak kabul edebiliriz. Burada yapılan girişimler çok
başarılı ve komplikasyon ve ölüm oranı düşük (tedaviye bağlı tıbbi sorunlar)
olabilir. Tıbbi tedavi ve girişimlerden sonra meydana gelen girişimlerden sonra
meydana gelen komplikasyon ve ölümlerin önemli bir kısmı bu gruba dahildir. Bu
grup toplum tarafından en zor anlaşılabilecek ve kavranabilecek bir gruptur.
Çünkü tedavi ve girişimin sonucunda bir mağduriyet olmayabilir.
2. Gerçekten var olan bir tıbbi sorun, tedavi ve girişimde de tetkik ve tedavi
amacı ile yapılan işlemleri de ikiye ayırabiliriz:
a) Yapılan tetkik tedavi ve girişimin tedavi edilen tıbbi sorun ve girişimle hiç
ilgisi ve katkısı olmayan bölümü. Altta bir hastalık ve tıbbi sorun bulunsa bile
bu durumda yapılan girişimlerin ve tedavilerin giderek artan bir kısmı bu gruba
dahildir.
b) Gerçekten tıbbi sorunun tedavisi için yapılan bir girişim ve tedaviler: bu
tedavilerin hasta için en uygun tedavi olması da şarttır. Olması gereken uygun
tıbbi işlemler budur. Tabii ki burada hekimin beceri, yetenek, karar ve
kavrayışı iyi bir sonucun alınmasında önemlidir. Tıbbi bir girişim ve tedavide
hiç hekim hatası olmaksızın dahi olumsuz sonuçlar oluşabilir. Kötü sonuçlar
tamamen hekime bağlı değildir.
3. Hastaya gereksiz yapılan bir işin aynı zamanda kötü bir teknikle ve tıbbi
hatalarla birlikte yapılması; veya tamamen hatalı tıbbi bir girişim yapılması
(hasta olmayan böbreğin alınması, bacağın kesilmesi vb. gibi). Burada tıbbi hata
kesindir.
Yukarıdaki bilgiler açısından hekim hatalarına tekrar baktığımızda şu
gerçeklerle karşı karşıya kalıyoruz:
1. Sağlık sistemi hekimlerin belirlediği ve düzenlediği bir sistem değil.
Hekimler bu sistemde sadece çalışan ve yanlış işleri yapmak için yetiştirilen ve
yönlendirilen bir kesimdir. Hekimlere Hipokrat'ın koyduğu en temel hekimlik
ilkesi olan "önce zarar verme" ilkesi öğretilmemektedir.
2. Bugünkü sağlık piyasasında 1 ve 2a sınıfına giren gereksiz tetkik, tedavi ve
girişimler sistemin ağırlık konusunu teşkil etmektedir. Dolayısı ile gereksiz
yere yapılan tetkik, tedavi ve girişimlerden insanlar gerçekten zarar
görmektedirler.
3. Bugün bütün dünyada uygulanan sağlık sistemi, diğer uluslar arası kartel ile
de ilişkide olan uluslar arası tıp karteli tarafından belirlenmektedir. Bu
kartel elindeki her türlü olanak, örgüt ve organizasyonla dünyada geçerli tıbbın
ne olduğunu, tıp eğitiminin nasıl olacağını, tetkik ve tedavilerin nasıl
olacağını, sağlık ve sigortacılık sistemini belirlemektedir. Sağlık sistemi
kartelin ürettiği ilaç, tıbbi malzeme, cihaz, malzeme ve sarf malzemeleri
kullanılacak ve tüketilecek şekilde çalışır. Sistemin esas amacı budur. Nitekim
sağlık piyasasında dönen paranın önemli bir kısmı (%70-80'i) kartelin kasasına
akar. Tabii ki bu ticaret kapitalizmin temel ilkesi olan kazan-kazan ilkesi ile
işlemektedir.
4. Sağlıkta Dönüşüm programı ile Türkiye'deki sağlık sistemi kartel tıbbının en
iyi örneği kabul edilen ABD'deki sisteme benzetilmeye çalışılmaktadır. Bu
şekilde sağlık sistemi özelleştirilerek tamamen uluslar arası kartele
devredilecektir. ABD'deki uygulanan sağlık sistemi ABD'de dahi devletin
çökmesine yol açan nedenlerden sayılmaktadır. Hasta ve tıbbi girişim sayısını
devamlı arttırmayı hedefleyen ve sağlık hizmetinin sağlık ticaretine dönüştüğü
bu sistem dünyanın en pahalı kalitesiz sistemidir. Bu sistemde tıbbi hata ve
tedavilere bağlı ölüm oranları ülkede başta gelen 3. ölüm nedenidir. Türkiye'de
de sağlık sektörü sağlık piyasasına dönüştükçe ABD'ye benzemeye başlamış olup,
bizdeki iatrojenik hataların oranının ABD'den bile daha yüksek olduğu tahmin
edilebilir.
Bu yeni düzende hekimlere yaptıkları her türlü tıbbi işlem karşılığında prim
verilmesi olarak ifade edebileceğimiz maddi teşvikler ile gereksiz her türlü
işlemler veya hastanelere kazanç getirecek her türlü işlemler artmıştır. Yani
hastaneler kendilerine kazandırdığı oranda hekime ücret vermektedir. Bu sistemde
bir hekim bu şekilde çalışmazsa sistem içinde yer alamaz ve sistem dışına
itilir. Kötü çalışan (az gelir sağlayan) bir hekim olarak kabul edilir.
Kartelin sağlık anlayışına göre tıbbi tedavi ve girişimlerde yapılan işlemler
hasta veya hekim arasındaki özel bir ilişki olarak tanımlanmakta olup sistem
yukarıda belirttiğimiz gereksiz işlemler ve bunların sonuçlarından dolayı
sorumluluk kabul etmemektedir. Eğer ortaya çıkan bir sorun olursa bunların da
yapılan girişimdeki başarısızlık ve hatalarla ilgisine bakmaktadır. Yani hiçbir
sorunu olmayan veya tedavi gerektirmeyen bir ameliyat ve girişim (safra kesesi
ameliyatı veya anjiografi gibi bir girişim) eğer sorunsuz sonuçlanıyorsa bu
malpraktis (kötü tıbbi uygulama) gibi kabul edilmemektedir. Halbuki daha işin
başında böyle bir girişimin de yapılmaması gerekir. Bu tür girişimleri yaptıran
kişilerin çoğu da daha işin başında yapılacak girişimi ve her türlü sonucunu
kabul ettiklerine dair de imza vermektedirler.
Türkiye'nin bir gerçeği de siyasi yelpazenin her tarafında bulunan parti ve
siyasi akımların bazı konularda aralarında anlaşamasalar bile sağlıkta dönüşüm
olarak isimlendirdiğimiz bu kartel tıbbının uygulamalarını yaygın olarak
savunması ve bu sistemin işleyişinden dolayı toplumun ve hastaların zarara
uğraması karşısında sessiz kalmalarıdır. Sorumsuz bir siyasi yelpaze ile karşı
karşıyayız. Bu tür girişimlere karşı bütün dünyada ciddi tepkiler olmasına
rağmen ülkemizde yaprak kımıldamamıştır. Bu nedenle hasta yakınları da dahil
halkın kendi girişimi ile bu sorunları dile getirmesinin son derece yararlı
olacağını sanıyorum. Fakat meydana gelen olumsuz sorunların hepsinde ön planda
hekimi görmek yerine uygulanan sistemi de görmek gerektiğini vurgulamak
istiyorum. Gene de tıbbi girişim ve tedavi mağdurlarının her türlü sorunlarını
böyle bir ortamda sergilemesi ve mümkün olduğu kadar bu işi kişiselleştirmeden
ve seviyeli yapması uygundur. Sistem değişmeden cezalarla ve hasta hakları
girişimleri ile bu tür sorunları önlemek mümkün değildir. Ayrıca bir uzman gözü
ile baktığımızda tıbbi girişim ve tedavilerde yapılan hataların çok daha yüksek
olduğu ve bazı tedavi ve ameliyatlarda gereksiz girişimlerin oranının %
90-95'lere kadar ulaşabildiğini söyleyebilirim. Yani tıbbi piyasada görülen
hatalı işlem ve girişimler sıradan kişilerin görüp ve algılayabileceklerinin çok
daha üstündedir.
Yukarıda açıkladığım nedenlerle sadece şikâyetleri değil sağlık sisteminin
işleyişine yönelik bazı yazıları da siteye koyarsanız okuyanlara ve topluma daha
da yararı olabilir.
Hatta şikâyet ve olumsuz sonuçlar bir yana siteye katılanlar başlarından geçen
tıbbi sorunları (olağan komplikasyonlar da dahil) ve kullandıkları ilaçlara
bağlı olarak dahi gördükleri tıbbi sorunları yazarlarsa daha iyi bir arşiv
oluşur.
Bu nedenle siteye gelen şikâyetleri ,
-Gereksiz tetkik, tedavi ve girişimler,
-Kullanılan ilaç ve malzemeye bağlı gelişen sorunlar,
-Hekimin kötü uygulamaları,
-Hekimin kazaen veya bilerek hatalı bir tedavi ve girişim yapması (yanlış ilaç
verilmesi, hasta olmayan bir organa ameliyat yapılması) gibi alt başlıklarda da
toplanabilir.
Tıbbi bir tedavi ve girişimde meydana gelen her türlü olumsuzluk burada muhakkak
bir hekim hatası bulunduğunu da göstermez.
Fakat içinde bulunduğumuz dönemde sistem hekimleri hatalı işler yaptırmaya
zorlamaktadır. Bu nedenle forumun isminin sağlık sistemi sorunları ve hekim
hataları olması daha uygun olurdu. Çünkü doktor mağdurları dışındaki kişilere
doğru tıbbi işlemler yapıldığı gibi bir hataya neden olabilir.
Forumunuzda sağlık sistemi sorunlarının da tartışılması (özellikle hastaların
gözünden) son derece yaralıdır.
Ben şimdilik çoğunlukla sağlık sistemi ile ilgili sorunların eleştirildiği
yazıların bulunduğu
www.herkesicinsaglik.blogspot
Sitenizin ve başarılarınızın devamını dilerim.
Dr. M. Uğur Yılmaz
muguryilmaz@gmail.com