Merhaba,

Ben Florence Nightingale-Çağlayan hastanesinde yaşadığımız bir doktor hasta ilişkisinden bahsetmek istiyorum.

Öncelikle Kalp Damar Cerahhları ve Kardiyolaglarının güleryüz, hastaya verdikleri değer ve en önemlisi işlerinde birer gerçek usta olmaları konusunda Florence Nightingale-Çağlayan hastanesini tebrik ediyorum.

Benim sorunum, Gastroentoloji Uzm. Dr. Süleyman Uraz.

76 yaşındaki babamız, hem geçen sene hem de bu sene 2 anevrizma ameliyatı geçirdi ve çok başarılı oldu. Fakat aynı zamanda özefagus ca ile boğuşuyoruz. Geçen sene gördüğümüz radyoterapi de oldukça iyi sonuçlar verdi. Fakat ne olursa olsun, tümör tamamen yok olmadı. Sadece büyümesi durduruldu. Bu sırada da, aort anevrizması yüzünden, yemek borusu daralmış ve yemek yemesini ciddi boyutta engellemişti. Bu nedenle, Süleyman bey tarafından yapılan endoskopiler sonucu, günde 3 adet “nentopin” adlı bir ilacın suda eritilerek alınması ve mide borusunda biriken yemek artıklarının eritilmesine karar verildi.

Babamız aort anevrizması nedeni ile hastanede yatarken sadece 2 kere yapılan endoskopi sırasında Süleyman Bey’i görebildik.

Süleyman Bey, önce endoskopi sonuçlarını iletirken, sonra babamın çektiği sıkıntıları öğrenmek için en sonunda da ilaç kullanımı sırasında vermesi gereken tavsiye, öğütler v.s. için hastanenin kardiyolaglarından faydalandı.

Yani teşhis, tedavi ve tüm süreçlerde, Süleyman Bey yerine, sorduğumuz sorulara “ben de, konu hakkında fazla bilgi sahibi değilim” diyen kardiyologlar ile karşılaştık. Her neyse, işini yapsın da, artık hastasını görmesin, ne yapalım, diye kendimizi avuttuk.

Eve çıktıktan 10 gün sonra, hem ilaçlara devam edip etmeyeceğimizi sormak hem de, prospektüslerinden okuduğumuza göre bazı yan etkilerinin çıkması, ilacın prospektüsünde yazan günde 1 adet alınır denen ilacın 3 adet verilmesinden kaynaklanmış olup olmayacağını anlamak için Süleyman Bey’in sekreterinin verdiği cep telefonundan aramaya karar verdik. Hastayı tanıttıktan sonra “zamanınız var ise, ilaç konusunda bir şey danışmak” istediğimi söyledim. “Buyrun” dedi. Ben de, ilaç dozajında bir azaltmaya gitmemiz gerekip gerekmediğini ve ne kadar süre bu ilacı kullanacağımızı sordum. O andan itibaren beyefendi değişti. Bana bağıra bağıra “o reçeteyi yazarken bunak ya da uykulu olmadığını, hastanın isteğine göre doz ayarlaması yapılmayacağını ve doktor isterse günde 10 doza kadar verilebileceğini” söyledi. Ve arkasından sağolsun !!! “ geçmiş olsun” diyerek yüzüme telefonunu kapadı.  

Hiç görmediği bir hastasına, telefonda bağıra bağıra doz ayarlaması yapmayan bu doktoru diğer Florence Nightingale-Çağlayan hastanesinde çalışan tüm doktorlar ve hemşirelerden özür dileyerek kınıyorum. Bu tür doktorları, bir şekilde toplum ve özellikle kendi meslektaşları aralarından ayıklamalıdırlar. Bu ne doktor yeminine, ne etiğe uygundur, ne de insanlığa... 

Sevgi ve Saygılarımla
Evrim Funda İnkaya Horoz
evrim.funda@bilin.com

Bilgi Güvenliği Sorumlusu
Bilin Yazılım ve Bilişim Danışmanlığı Ltd.Şti.  212 217 31 37