Sitenizde yer alan şikayetlere baktığımda genelde fazladan para kazanmak için kurulan tuzaklarla ilgili olduğunu gördüm. kaybettiğiniz paralarınızı tekrar yerine koyabilirsiniz arkadaşlar. yapılan yanlışlıklar sonucu vücut işlevlerinden bir kısmını kaybedenlerede allah tan acil şifalar diliyorum. evet bizde burada yazanlar gibi bir doktor yada özel hastahane mağduruyuz. ama bizim ödediğimiz bedel burdakilerden biraz daha ağır oldu.
        Bundan yaklaşık 4 yıl önce annemi safra kesesi şikayeti nedeniyle fatihte bulunan MEDİCAL PARK hastahanesine götürdük. yapılan tetkikinde safra kesesinin acil alınması gerektiği söylendi ve bizim için kabus dolu tam 56 gün başlamış oldu. Ameliyata girerken safra kesesinden başka bir şikayeti olmayan annem ameliyattan çıktıktan sonraki gün içerisinde taburcu edildi. eve getirdiğimizde ağrı ve sancıları bir hayli fazlaydı. yeme içme sorunuda vardı. durmunu ilettiğimiz dr. u ufuk özaydın durumun normal olduğunu hatta annemin naz yaptığını ve aldırmamamız gerektiğini söyledi. bizde anneme doktorun sözüne inanarak yemek yemesi ve su içmesi için baskı yapmaya başladık ki halâ böyle bir şeyi nasıl yaptığıma inanamıyorum. durumun aynı şekilde devam etmesi ve hatta biraz daha ağırlaşması üzerine annemi muayene etmesi için tekrar aynı hastahaneye götürdük. muayenesini yapan aynı doktor bize her şeyin kontrol altında olduğunu söylerek ve sadece serum yazarak bizi tekrar eve gönderdi. evde iki şişe serum yemesine rağmen bir türlü normale dönmeyen annemi bir iki gün sonra tekrar hastahaneye götürdük. burda yapılan tahlillerinde böbreklerinin çalışmadığı,kanında üre miktarının arttığı ve karnında ameliyat esnasında doktorun bağırsağını çizmesi neticesinde ifrazat (büyük abdesti) biriktiği belirtildi. annemi yoğun bakıma aldılar ve ekibin başında bulunan cerrahpaşa profesörlerinden şu an ismini hatırlayamadığım ( talep olursa elimdeki belgelerden ismini çıkartabilirim) bir doktorun kontrolünde tekrar ameliyata alacaklarını söylediler. ameliyattan çıkan annemi tekrar yoğun bakıma aldılar ve kanında ki üre miktarını düşürene kadar yaklaşık bir hafta kadar burada tuttular. geçen süre zarfında üre mikratı düştü ve annemi servise çıkarıp bir gün sonra taburcu ettiler.
    burada bir kaç ayrıntı vermek istiyorum. öncelikle bizim bu hastaneyi tercih ediş sebeplerimizden bazıları: hastanenin sözüm ona inançlı insanlar tarafından işletilmesiydi. evet kimilerine göre belki sağlık noktasında bu bir tercih sebebi olmayabilir ama daha öncede bu hastahanede ablam ve babam başka doktorlar tarafından ameliyat edildiğinden bizim için bir tercih sebebidir. ikinci olarak bir başka hastahanede, ablamı safra kesesi ameliyatını burdan daha ucuza  yaptırmamıza rağmen burası daha teşekküllü olması sebebiyle yada biz öyle gördüğümüz için tercih etmişizdir. annem yoğun bakımda yatarken bizim onu görme imkanımız yoktu. sadece kapısı açılıp kapandığında ve günde bir sefer 5 dk olmak üzere dr lar izin verdiği zaman görüyorduk. hal böyle iken içerde yatan hastaların özel durumları sebebiyle üzerlerinde ki örtülerden başka bir kıyafetleri olmadığı için ve yatan hastanın da bayan olması sebebiye mahremiyetine biraz dikkat edilmesi gerekir diye düşündüğümden hastahane idaresine çıkarak: içeri hasta yakınlarından başka herkesin (temizlikçi,yemekhane görevlisi,halkla ilişkiler md. vs.) ayağında galoş üzerinde örtü olmadan girdiğini ve neden bayan hemşireler varken erkek doktorların bayan hastalarla ilgilendiğini sordum. konuştuğum bayanın içeri giren halkla ilişkiler md olduğunu, onlar içeri girince çekilen çizgiyi geçmediklerini ve doktor meselesini hallediceğini söyledi. bende eğer sorun bakteri yada mikropsa bunların çekilen çizgillerle önlenemeyeceğini kendisine aktardım. yanılmıyorsam ertesi gün annemin yanına girdiğimde annem bana " bizim doktorlardan şikayetçi olduğumuzu onların gelip bunu kendisine söylediğini ve böyle bir şey yapmamamız gerektiğini" söyledi. bende onu rahatlatmak amacıyla böyle bir şey olmadığını ve kendisinin rahat olması gerektiğini söyledim. şimdi soruyorum yoğun bakımda yatan bir hastaya hangi doktor hangi insan, hangi nedenlerden dolayı böyle bir şeyi söyleyebilir. onun morale en çok ihtiyacı olduğu bir zamanda. ama onların insan olduğu noktasında yanılmışız. çünkü annem hastahaneden tamamen taburcu olduğunda ablamlara "bizim onları şikayet etmemizden sebeple 40 derece ateş içinde yanarken su dahi vermediklerini, oda onların ellerindeyken kendisine bir şey yapmalarından korktuğu için bize söyleyemediğini" aktarmış ve bununla da kalmadıklarını kendisi üzerinde yeni bir ilaç deneyeceklerini, eğer ilaç fayda verirse ilacın sahibi firmanın kendisine sponsor olacağını söylemişler. ama verdikleri ilaç vücudunu şişrmeye başlayınca ve sorumlu doktoruda bundan haberdar olup böyle bi şey yaptıkları için kendilerine kızınca ilacı kesmişler. bizim bu olayda ispatlayamadığımız tek şey budur. çünkü annem korkusundan çok zaman sonra bunlardan bahsetti bize ve elimizde onun beyanının dışında hiç bir delilimiz yok.
    Yaşadıklarımız sadece bununla sınırlı sanıyosanız yanılıyorsunuz. bizim için kabusun azaba dönüştüğü nokta da burası zaten. hastahaneden taburcu ederken doktorun verdiği bilgi: annemin bağırsağının ilk ameliyatta çizildiği, ikinci ameliyatta buranın iltihaplı olması nedeniyle dikilemediği ve bağırsağının bir ucunun dışarı çıkarıldığı diğer ucunun içerde bırakıldığı 6 ay gibi bir zaman sonrasında yeni bir ameliyatla içerde birleştirileceği idi. hastaneden çıkardığımız annem 2 gün boyunca evde yattı. dr u bir sefer gelip baktı ve durumunun iyi olduğunu söyleyip gitti. ama görünen öyle değildi. bizde başka bir dr a götürüp gösterme ihtiyacı hissederek pendikte bulunan ÖZKAN HASTAHANESİ' ne götürdük. burada muayene eden dr Tamer Sağıroğlu annemin durumunun çok ağır olduğunu, kanındaki ürenin yükseldiğini, yaranın aşırı derecede iltihap kaptığını uzun ve zorlu bir yola girdiğimizi söyledi. yapılan ağır tedaviler neticesinde annem bir iki sefer mide kanaması geçirdi. ama zamanla kendini biraz toparlamaya başlamıştı ki bir gün rutin yürüyüşünü yaparken karnından bazı sıvılar gelmeye başladı. acil olarak haber verdiğimiz dr u gelip incelediğinde karnından akanın içerde düğümlenip bırakılan bağırsağın açılması nedeniyle gelen dışkılar olduğu ve hemen ameliyata alınması gerektiği olmuştur. acil olarak aldıkları ameliyattan çıkınca aldığımız bilgilerde dr un içerde yabancı bi cisim bulduğu ve bunu patalojiye gönderdiği, karnına akan dışkılar neticesinde de yara bölgesinin çok ağır hasar gördüğü, durumunun çok kritik olduğuydu. geçen süreler zarfında annemin sağlığı inişli çıkışlı bir seyir göstermiş, bir tarafını düzeltirken diğer bir tarafı bozulmuştur. ve uzun süre yatması nedeniyle akciğerine kan pıhtısı gittiğinden 04/09/2004 tarihinde yoğun bakıma alınmıştır. yapılan tüm müdahalelere rağmen 06/09/2004 tarihinde de annemizi sapasağlam götürdüğümüz bir hastaneden alıp bir başka hastahanenin morguna indirdik.
        tüm bu zaman zarfında bir sefer dahi olsun hastasını aramayan, dönüp arkasına bile bakmayan, hastası ameliyata girerken kendisine haber verilip isterse ameliyata birlikte girilebileceği iletilmesine rağmen gelmeye tenezzül etmeyen birisi nasıl bir insan evladı olabilir sizce? bu mudur insanlık?, bu mudur hayat kurtarmak için yıllarca okumanın neticesi? bu mudur edilen hipokrat yemini?
       
        Şunu çok iyi biliyorum ki her doktor her hastahane bir değildir. ilk ameliyatını yapan ve halâ da suçsuz olduğunu iddia eden sözüm ona insan müsveddesiyle, gece gündüz demeden sabahlara kadar annemin durumunu gerek hastahaneye gelerek gerekse telefon açarak soran Dr Tamer beyi bir tutmamız mümkün değildir. ama yaşanan da bir gerçektir. yapılan hatalar neticesinde bizden canımızın yarısı alınmış, üzerinden 4 sene geçmesine rağmen yargılama halâ bitmemiş ve doktorun bağlı bulunduğu kuruluş tarafından verilen 15 günlük komik bir ceza. Napalım burası Türkiye ve bunlarda bizim insanlarımız. 
 
     Şu an ki durumumuz : istanbul sağlık müdürlüğü incelemesinde annemin hastalık süresince yapılan tam 16 yanlış bulunmuştur. her siyasi olayda çıkıp basın açıklaması yapma ihtiyacı hisseden tabipler odası, tahkikatını tam 2 senede tamamlamıştır. ve doktoru kusurlu bularak 15 gün meslekten men etmiştir (15 gün bir insan hayatına karşılık ne büyük bir ceza değil mi? şaka gibi) ve halen mahkememiz devam etmektedir.

Musa Çelik
musacelik@ttmail.com