Annemin bir kaç saatlik hafıza kaybı oldu.Bunun ciddi bir
durum olduğunu düşünerek hemen doktor araştırmasına giriştim.İzmir'de bulunan
nörologlar arasından iyilerden olan Prof. Dr. Emre Kumral'a gittik.Üniversitede
muayene etmiyor,muayenehanesine yönlendirdi.Annem babam ve ben Alsancak'taki
muayenehaneye gittik.Annemin daha önceki emarlarına bakarak , hafıza kaybının
önemli olmadığını ve tekrarlamasının çok düşük ihtimal olduğunu söyledi.Bunun
dışında beyinde kılcal damar tıkanıklığı olduğunu ve bunun devamlı kontrol
edilmesi gerektiğini söyledi. Bize 3 ay sonrasına randevu verdi.250 tl. muayene
ücretini ödeyip çıktık.Rahatlamıştık çünkü bunların önemli olmadığını söyledi
bize.
Bir sonraki muayenede,beyine giden ana damarlara ultrasonla baktı.Ve sol
taraftaki ana damarın %60'ın üzerinde tıkalı olduğunu söyledi.Ardından da %70
olursa ameliyat gerekeceğinden bahsetti.Ardından da devamlı kontrol edilmesi
gerektiğini,vücudunun her hangi bir yerinde en ufak bir aksama olursa acilen
gelmesini,ani bir felç vb. durumda hemen ameliyat olması gerektiğini söyledi.Bir
önceki muayenede neden ultrasonla bakmadığını ve neden bu kadar farklı
konuştuğunu anlamaya çalışırken oradan ayrıldık.Anneme belli etmesemde ne kadar
korktuğumu tahmin edemezsiniz.Adam resmen her an felç geçirebilirsin
demişti.Annemin durumunu anlatmama gerek yok herhalde.Aradan geçen sürede annem
ümreye gidecekken doktoru aradım,sakıncası olup olmadığını sordum.Tavsiye
etmediğini ,sorumluluk alamayacağını söyledi.Ramazan ayı gelince oruç konusunda
danıştım,kesinlikle tutmaması gerekiyor dedi.Bu süreçte annemin psikolojik
durumunu size anlatamam.Sağlıklı görünen annemden eser kalmadı.Bu korku annemi
yedi bitirdi.Başka doktora gitmek hep aklımızda vardı fakat gittiğimiz doktoru
araştırınca bize hep en iyisinin o olduğu söyleniyordu.Sonunda Ankarada bir
profesörden randevu alındı.Annem Emre Beyin çektiği ultrason sonuçlarını ,emar
sonuçlarını gösterdi.Ve doktor bizi şok eden açıklamayı yaptı.Annemin hiç bir
rahatsızlığı yokmuş.Damar tıkanıklığı diye bir şey yokmuş.İnanamadık ve İzmir'de
bir doktora daha gittik.Dokuz Eylül'de gittiğimiz bu profesörde Ankara'daki ile
aynı şeyi söyledi.Yani annem son derece sağlıklıydı.
Tüm bunların ardından,öncelikle Emre Beye saygılarımı iletiyorum.Bunca yıl
aldığı eğitime ,profesörlük ünvanına rağmen bu derece yanlış bir teşhis
koyabilmesi gerçekten anlaşılır bir durum değil.Çünkü yapılan hata ufak tefek
değil.Koyduğu teşhis diğer doktorların teşhisiyle taban tabana zıt. Aldığı
paradan bahsetmeye gerek duymuyorum,çünkü annemin kabus gibi geçirdiği altı ayın
yanında o paranın lafı olmaz.
Gülçin ÖZCALABİ
gozcalabi@gmail.com