Merhaba
Bu siteyi siz yapmasanız ben yapacaktım. Çünkü sağlık “sektörü”nde
gördüklerimizi güvendiğimiz bir kaç doktorla paylaştığımızda, aldığımız cevaplar
da “sektör”ün kokuştuğunu ortaya koyar hale geldi.
Belli bir doktor yerine toplu
halde kısa kısa anlatmak daha hızlı olacak galiba. Mesleğini severek öz veriyle
yapan doktora lafım yok tabi ki. Hatta bulduğum zaman 4 elle de sarılıyorum
onlara. Ancak Benim karşılaştıklarım arasında bir elin parmağını geçmeyecek
kadar azlar.
Bunlara karşı çıkabilecek kimler var merak içindeyim. Genelden özele gidelim
bence.
Özel muayenehanesi olan doktorların kaçı vergi kaçırmıyor ? Muayene ücretini ödedikten sonra kazara bir belge isterseniz derhal üzerine bir miktar daha ücret biniyor. Ben işimi yaparken ödediğim vergiden iş yapmaya korkar hale gelmişken peşin para ile çalışan doktorların mali denetime girer korkusu ile kredi kartı pos cihazı bile almaması çok manidar. Sonra kontrole zamanında niye gelmiyorsun diye fırça yiyoruz ama hiç düşünmüyorlar o parayı nakit olarak denkleştirmek kolay mı diye.
Sigortalıysanız hele özel sigortanız varsa Özel hastanelerde karşılaştığınız muamele ise tam komedi. Karnım ağrıyor diye gittiğim doktor, nezaketen dokunmadan, sormadan, uzaktan bakıp masanın üzerindeki formu önüne çekip tahlil ve tetkikleri işaretlemeye başlıyor. Git bunları yaptır neticelerini getir diye. Belki gazım var değil mi ? yok önce kan, idrar ne varsa bakılacak hepsini bir yaptıralım ki muayene başlayabilsin.
Eşimi ufak bir kist için ameliyata alan doktor ameliyattan sonra 3 ayda bir kontrole gel diye ısrar etti. Senelerce bunu uyguladıktan sonra doktorunu değiştirdiğimizde, 3 ayda bir gelişim olmaz ki boşuna gelmeyin dedi, ameliyat raporlarını incelediğinde yüzündeki ifadenin değişmesinden kuşkulanıp sıkıştırdığımızda ilaçla rahatlıkla aşılabilecek bir boyut olduğunu öğrendik.
Hele ki psikoloji ve psikiyatri konusunda yaşadıklarımız inanılmazdı. Eşimin panik atak rahatsızlığı için, televizyonda her gün gördüğümüz profesörün kliniğine başvurduk. Ayak bastı parası olarak beyin haritanızı çıkartıyoruz diye bir servet ödettiler. (sonradan psikiyatrist ve psikolog birçok uzman o haritanın tamamen hikaye olduğunu söyledi). Neyse ona da lafımız yok ama bir panik atak tedavisi 5 yıl sürer mi diye yine TV’de çok boy gösteren kasıntı psikiyatriste sorduğumda lafı eveledi geveledi ve beni iyice delirtti. Bu merkeze ödediğimiz paraların haddi hesabı yok. Haftada bir gün psikiyatrist bir gün psikolog olmak üzere yıllarca süründürdüler. Bir arpa boyu yol almış da değiliz. 5 sene boyunca anti deprasan ilaçlar kullanıldı ve bıraktığında başladığımızdan daha kötü bir noktadaydık. Ta ki doğru dürüst bir psikolog ile karşılaşana kadar böyle sürdü gitti bu hikaye.
Sonra bir bebeğimiz oldu. Meğer istismarın daniskası çocuk üzerinden oluyormuş. Beyincik gelişiminde sorun olan çocuğumuz için doktorlar ve bu konuda çalışan rehabilitasyon kurumlarında öğrendiklerimiz bizi delirtti. Kendi rehabilitasyon merkezi olup bunu saklayarak illa bu merkeze gidecek yoksa çocuğunuz hiç bir gelişme kaydedemez diye gözümüzü korkutan Profesör ünvanlı doktor, ardından bu rehabilitasyon ile ilgili özel eğitim kurumlarında çocuğu iyileştirmek yerine varolan durumunu devam ettirmeye yönelik tutum sergileyen yöneticiler (iyileşme durumunda müşteri kaybedecekler) Köşeye sıkışmış aileden sırf fazladan terapi parası kapabilmek için hiç olmayacak terapiler öneren kurum sahipleri (hidroterapi gibi) Konuşma eğitimi veriyorum diye spastik çocuklardaki konuşma terapisini rahatsızlığının bununla alakası olmayan çocuğumuza vermeye kalkan konuşma terapistleri. İnanılmaz bir sektör ile karşılaştık. Bu sektör içinde maddi olarak oldukça yıprandık. Sonra devletin belli prosedürler sonunda bir kısmını karşıladığını öğrendik. Bir baktık ki orası ayrı bir yolsuzluk çetesi ile sarılmış. Sağlıklı çocuklara rapor alıp hiç ders almadığı halde devletten ders ücretini alan kurumlar bu ücretin bir kısmını da aileye vererek gül gibi geçinip gidiyorlarmış. Gerçekten bizimki gibi ihtiyaç sahipleri ise RAM (rehabilitasyon araştırma merkezi) kapısında çocuğunun engelinin ayda 6 saat için %1 eksikmi değil mi tartışması yaşıyor.
Çocuğun gözündeki kayma için Türkiyede parmakla gösterilen bir profesöre gittiğimizde bize 1 ameliyatla doğru sonuç alınamayacağı için 2 hatta 3 ameliyat gerektiğini söyledikten sonra hasta kartının arkasına “Anne Baba’ya 3 ameliyat olabileceği söylendi” diye not düşmesi önce garip gelse de anlam veremedik. Fakat her muayenesi küçük servetler olan ve 3 de ameliyat eden doktorumuz son yaptığıyla pes dedirtti. Anestezi ile muayene edeceğim dedi. Biz de saf saf siz öyle uygun görüyorsanız tamam dedik. Muayene ücretini ödedik bizi ameliyatları yaptığı hastaneye çağırdı. Muayeneden sonra evimize gönderdi. Ertesi gün çok çirkin bir telefon geldi sekreterinden. Parayı neden hala getirmediniz diye. Ne parası dedim anestezi parası dediler. Öyle birşeyden bahsetmediniz, ben muayene parasını ödemiştim dememe rağmen ısrar etti 1000 YTL daha vereceksiniz dedi. Peki dedim banka hesap no’su verin göndereyim dedim olmaz elden getireceksiniz diye tutturdu. Sonra anladık herhangi bir mali takip için delil bırakmadıklarını. Bu konuda Türkiye’de otorite olmuş bir profesöre yakışmayan küçük hesaplar yüzünden güvenimi tamamen kaybettim.
Şimdi çok zor şartlarda mesleğini yapmaya çalışan doktor kardeşlerimizin yorumlarını da okudum. Ancak böyle küçük hesaplarla o zor zamanların acısını çıkartıyormuş gibi görünenler yüzünden mesleğiniz karalanıyor. Onun içindir ki meslek içi denetim mekanizmasını geliştirip profesör de olsa bu adamları farklı ticaret dallarına yönlendirmekte fayda var. Toptan kumaş satsınlar mesela. İnsanların acılarının üzerinden prim yapmak yakışmıyor.
Bunca zamandan ve bunca doktordan sonra nihayet doğru dürüst bir kaç doktor ve terapist tanıdık. Umarım faklı konularda bir doktora ihtiyaç duymayız.
Ali İybar
Antera
Bilgisayar
0 216 489 21 44
0 532 254 10 49
ali@antera.com.tr
www.antera.com.tr